İsmail TEKPINAR (Siyasetci / Yazar)

Muhabbet-İ İnsan


İsmail TEKPINAR (Siyasetci / Yazar)
26 Mart 2016 Cumartesi 23:29

Yaşamanın güzel, insanların güzel, dünyamızın ve cennet vatan ülkemizin güzel olduğu yurdumun güzel insanları; bilenler bilir, bilmeyenler ise deve kuşu misali kafasını kuma sokar hayata yenik düşerler, lakin bu güzellikler içerisinde dostluğun, muhabbetin, güvenin bitiyor olması ne kadar acı bir gerçekler.

Çıkarların ön plana olduğunu sosyal hayatta bazen görüyoruz. Çıkarları için insanlığı sükut edenler de var. Kime benzemeye çalışıyoruz nereye gidiyoruz insan bir durup kendine sormalı?

Yüce peygamberimiz (sav) diyor ki: kim bir kavme benzerse onlarla haşr olur.

Yine başka bir hadisi şerifinde, kişi sevdiğiyle beraberdir… Bize kimi sevmeyi ve kimlerle beraber olmayı anlatan bu iki hadisi şerif her şeyi anlatıp ve rehberlik ediyor.

Günümüze bakacak olursak devasa şehirler, çok katlı binalar ve daha kötüsü tarım alanlarını talan eden bir anlayış yani rantiyeci kapitalist sistem… Peki bu sisteme dur diyecek kim var? Elbette ki duyarlı bilgili ilim sahibi olanlar bu işlere dur diyecek. Bizler varız ve var olmaya da devam edeceğiz, haklının yanında haksızın ise karşısında bir çelik sur gibi durmak önem arz etmektedir…

Taşrada bir nebze de olsa dostluk muhabbet-i insanlık devam ediyor. Maalesef büyük şehirlerde komşuluğun muhabbetin ve insanlığın sükut ettiği bir çağı yaşıyoruz. Yirmi katlı ve daha fazlası binalar ve bir binada kırk, elli daire var, adeta bir köy, kimse kimseyi tanımıyor ve yozlaşma başlamış ama dünyanın ağır şeraitleri bizlerin gözünü bile açtırmıyor.

Teknoloji çağında yaşayan insanlar kitap okumak yerine özellikle yeni nesil akıllı akılsız telefonların içine düşüp dış dünyaya kendilerini kapatarak ne arkadaşlık ne dostluk ne muhabbetten bi haberler.

Artık ne milli nede manevi dini bayramlarda bile gidip gelmek yerine mesajla bayramlaşmalar baş göstermektedir. Büyükler büyüklüğünün küçüklerde küçüklüğünün gereğini yapması gerekmektedir…

Neden bu kadar birbirimizden kaçar olduk? Kendimize bir sorma ihtiyacı duymak gerekiyor. Eşrefi mahlukat olan İnsana aşk-ı muhabbet, sevgi, dostluk, iyilik daha çok yakışıyor.

Fıtratımızda olana göre hareket etmek gerekirken neden medeniyetsiz toplumları örnek almak ihtiyacı duyuluyor? Bizler muhabbet tellalları olmalıyız husumete vaktimiz yoktur ve olmamalıdır.

Yine söylüyorum dünyayı düzeltecek yine insandır ferdi hareket etmekten kaçınıp toplumu oluşturan bizler yeryüzünde iyiliği emredip kötülüklerin karşısında dik duruşla örnek teşkil etmeliyiz.

Hainliğin ve küfrün tek millet olması hesabıyla biz bunlara insanın doğasındakini, iyiliği, muhabbeti gösterip her daim iyi insanların tek bir millet olduğunu göstermek artık elzemdir.

Sadece kendi evlatlarımızı düşünmekten ziyade tüm insanların evlatlarını düşünerek üzerimize düşen görevleri hakikatli bir şekilde göstermek zamanıdır.

İyilik yap iyilik bul felsefesiyle çalışmak gerekmektedir…

Unutmayalım ki iyilik her daim üstün gelmektedir…


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık