Selim GÜREL

ABD – Rusya – Türkiye Üçgeninde AYASOFYA


Selim GÜREL
13 Ağustos 2018 Pazartesi 22:13

Değerli okuyucularım;

Aslında ilk yazım Yavuz Sultan Selim döneminde ki “ Yavuz’un veziri olasın” şeklindeki bir beddua üzerine olacaktı. Fakat ülkemizin maruz kaldığı parasal ve ekonomik saldırılar karşısında o yazımı erteleyip önemli gördüğüm diğer bir hususu kaleme almayı daha uygun gördüm.

Siyonist güdümlü ABD malumunuz üzere çok kıymetli papazları için ülkemizi dolar kozu ile istedikleri seviyeye getirmek istemekte ve kendince sopayı artık aba altından değil de direkt meydan okuyarak göstermektedir.

1. Dünya savaşında güçlenen, 2. Dünya savaşı ve hemen sonrasındaysa gücü zirve yapan Siyonistler sadece islama zarar vermekle kalmayıp, Hristiyanları da mezhepler arası diyaloglarla biraraya getirmeye çalışmış, bununla birlikte Katolikler ile Ortodokslar arasındaki restleşmenin önüne geçerek, 1960 lı yılların sonunda Hristiyanlar tarafından kilisedeki ayinlerin sonunda Yahudilere edilen Tel’in (Lanetleme) duasını kaldırtmışlar, onlar üzerinde de yönetici, yönlendirici güç olmuşlardır.

Günümüz dünyasında bildiğiniz gibi İngiltere ve Rusya arasında ajan krizleri yaşanmakta ve bazı restleşmeler görülmektedir. Tıpkı ülkemizle abd gibi…

Peki bunlarla AYASOFYA’ nın ne alakası var?

Şöyle izah edeyim. Son günlerde ABD’ye verilen tepkiler arasında sıkça geçen Ayasofya’yı aç ABD gününü görsün tarzı gerek yazılı gerekse sosyal medyada bir propaganda almış başını gidiyor.

1054 yılında Papa IX. Leo kendisine bağlı kardinali Humbert’i Batı Roma dan İstanbul’a göndermiştir. Humbert Ayasofya sunağının içerisine papanın hazırladığı aforoz (Dinden Çıkarma) fermanını koymuş bu ferman farkedilince de İstanbul Patriği Cerulorius Roma Kilisesini aforoz etmiştir.

O tarihten günümüze Ayasofya Katolik haçlılar tarafından çeşitli kanlı baskınlara maruz kalmış İstanbul’un fethiyle her ne kadar bu baskınlar bitse de iki mezhep arasındaki sürtüşme ve savaşlar yakın bir zamana kadar devam etmiştir.

26 Ekim 1967 de İstanbul Patriği Athenagoras’ın Papa VI. Paul’ü Roma’da ziyaret etmesiyle 1054 yılında yapılan karşılıklı aforozlar karşılıklı olarak iptal edilmiştir. Her ne kadar bazı güçler bu mezhepleri ortak bir noktada buluşturmuş görünse de halk arasında ve devletler içerisindeki bu husumet günümüze kadar süregelmiştir. Romanya’ da bizzat şahit oldum ki Katolikler Ortodoksların kiliselerine, Ortodokslarda Katoliklerin kiliselerine gitmiyorlar. ABD ağırlıklı olarak Katolik RUS’ lar ise Ortodoks.  

Allah’ ın ayetinde sabit olduğu üzere ikisi de dostumuz değil. Çünkü onların dininde değiliz. Ancak burada ince bir çizgi var. Gerek askeri alanda gerekse içerdeki milli birliktelik anlamında biraz daha zamana ihtiyacımız olduğu için tıpkı cennet mekan Abdulhamit Han gibi strateji izlemek gerekir. Ayasofya’nın camii olarak ibadete açılmasını herkesten çok ben isterim. Fakat şu ortamda Ayasofya’yı ibadete açmak kendileri için çok önemli bir yere sahip olan Ayasofya’yı kaybetmek anlamı taşıyacağından Rusya’ yı da direkt olarak karşımıza almak anlamına gelecektir. Böyle bir hamle Katolik – Ortodoks işbirliğine zemin hazırlayacak ve bizeleri daha çetin, zorlu bir sürece doğru götürecektir.

Bu vesileyle İncirlik Üssü’nü kapatalım, ABD ve İsrail ürünleri kullanmayalım, ABD bakır ve çeliğin vergilerine zam yaptıysa ihraç etmeyelim iç piyasalarında kaos olsun bunların hepsine varım. Biz yeri gelir yavan ekmekle de karnımızı doyurmasını biliriz çok şükür.

Fakat Ayasofya’nın ibadete açılması için için biraz daha süreye ihtiyacımız var.

Allah cümlemizin yar ve yardımcısı olsun…


YORUMLAR
  • yorum2018-08-16 13:23:49Ertan Pamukcu

    Amin Selim abi. Hristiyanlar aslına bakarsan halen mezhep olarak birbirleriyle anlaşamıyorlar. Farklı bir din hele ki İslamiyet zaten onlar için yok edilmesi ve bitirilmesi gereken bir inanç sistemi. Fatih Ayasofya yı Cami yaptığında gemilerini karadan yürütebilecek bir zekaya , kendi kendine yeten bir ekonomiye sahipti. Biraz daha zaman var. Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun. İlk makalen hayırlı ve de uğurlu olsun.

  • yorum2018-08-15 11:22:11Sadettin Bayram

    Tebrik ederim, profesyonelce olmuş. Tarihi bilgiler ülkemizin içinde bulunduğu stratejik derinliği önemli ölçüde ifade etmiş.
    Demek ki Ayasofya konusunda hamaset önemli, Abdülhamit Han'ın büyüklüğünü ortaya koymuş.
    Uluslar arası dengenin önemi vurgulanmıştır.
    Böyle bir olgun yazı açıkçası beklemiyordum.
    Beni geçmişsiniz.
    Devam
    Gözlerinden öperim.
    Rahat ve hayırlı bir bayram geçirmenizi Yaradanımdan niyaz eylerim.

  • yorum2018-08-14 10:25:23Ferami

    Amin RABBİM yar ve yardımcımız olsun

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık