Selim GÜREL

İstiklal Harbi Devam Mı Ediyor?


Selim GÜREL
5 Eylül 2018 Çarşamba 22:07

Okullarda anlatılan tarih bir yana anlatılmayan tarihin derinliklerinde de kim bilir ne sırlar var ve maalesef bizler bu sırların pek azına vakıfız.  Dün Lozan zafer mi hezimet mi diyen bir yazara ağız dolusu küfür edenlerin çoğu şimdi onun 60 yıl önce söylediklerini yeni yeni yazmaya bazen de gururlarına yediremedikleri için kekeme söylemeye başladılar. Ben Milli mücadelenin Lozan’ ın imzalanması  ve Cumhuriyet’ in ilanından sonra bittiğine inanmıyorum. Peki Neden?

Bitse idi bugün karşılaştığımız durumların hangisiyle ne kadarıyla karşılaşırdık?  Ağır sanayide hala istediğimiz noktada değiliz. Silah sanayide her ne kadar son dönemlerde belirgin bir atılım içerisine girmişsek te dışa bağımlıyız. Ve hala ekonomimiz birilerinin iki dudağının arasında zikzaklar çiziyor. İhracatlar ithalatları karşılamıyor, borçlu kalmakta sizi birilerine bağımlı kılıyor. Öyleyse bu bağımlılıktan kurtulmak için nerden başlamalıyız?

Elbette ki yüzyıla yakın bir zaman sonra kronikleşmiş bu kadar sorun varken hepsinden bir anda kurtulamayız. Kurtulmak için çaba sarf edeceğiz, acılar çekeceğiz. Bunların hiçbir sakıncası yok. Fakat unutmamamız gereken bir nokta var ki o da sabreden çile çeken insanlar nazarındaki inanılırlık ve adalet. Bunu yetkili kişiler nasıl sağlarlar bilemem fakat bildiğim bir şey var. İnsanlar adaletinize güvenirse yaşadıkları zorluklardan şikayetçi olmazlar.

Eğer insanlar kılıcınızın iki tarafının da kestiğine kanaat getiriyorlarsa, yani senden olanda olmayanda eşit şekilde yargılanıp ayrımcılık olmadan ceza alacağına kanaat getirirlerse  size gerçekten değer verirler.Adalet vicdanın kilidini açacak yegane anahtardır. Vicdan ise dinlerinde üzerinde bir olgudur, duygudur.

Şimdi “İstiklal Harbi ile adaletin ne alakası var” diyebilirsiniz.

Ülkemiz ve milletimiz üzerinde oynanan her türlü oyunlara, kirli ittifaklara karşı ayakta durabilmemiz için öncelikle içerideki birliği sağlamamız şart. İçeride bir birlik sağlamadan dışarıda zafer elde edemezsiniz. Gövde sağlam olursa dallar da o derece rüzgara karşı direnmesini bilir.

Birileri Sn Başkan’ımızın çağrısına kulak verip dolar bozdururken başka birilerinin el altından ya da devlet bankasından ucuz dolar alması, birilerine paralelci iftirası atılırken  göz göre göre asıl paralelcilerin devletin önemli makamlarında köşe kapmaca oynaması, hayırlı olsun ziyaretlerinden makam sahiplerinin çalışmaya vakit bulamaması !.. Veyahut bir vatandaşın haksızlığa uğramasına rağmen hakkını arayamaması, bir yolunu bulup hakkını arasa bile adaletin geç tecelli etmesi, devletin hala PARDON siyasetinden kurtulamamış olması gibi durumlar adalet anahtarını bozar. Bozuk anahtarla da insanların vicdanlarına vurdukları kilitleri açamazsınız. Hal böyle olunca da dış güçlerin kullanabilecekleri yeteri kadar argüman olur ellerinde. Kimi çaresizlikten kimi içindeki kazanma hırsından, kimisi mağdur olmasının intikamını almak istemesinden  bilerek ya da bilmeyerek bu sırtlanların amacı doğrultusunda çalışır. Acil olarak bu durumun önüne geçilmeli , adaletteki bozuklukların ivedilikle giderilmesi gerekmektedir.

Tüm bu zorluklar arasında adalet tatilden yeni geldi! Adli tatil 31 Ağustos’ ta sona erdi. Ne diyelim hayırlı olsun. Şimdi bizim içimizdeki birliği adalet çimentosuyla etkin ve hızlı bir şekilde sağlamamız gerekiyor. Adalete gereken önemi vermezseniz gün gelir size yapılacak adaletsizliğe boyun eğmek zorunda kalırsınız. Onun için olabildiğince hızlı bir şekilde mahkemeler ile diğer kurumlar arasında entegre sistemler oluşturulmalı, bilgilere hızlı ve doğru bir şekilde ulaşılmalı, toplumun bu konudaki açlığı giderilmelidir. Şunu asla unutmamamız gerekir.  İnsanlar adalet kılıcınızın keskinliğinden şüphe duymazlarsa sizi asla terk etmezler.

Allah ülkemizin, milletimizin ve tüm İslam aleminin yar ve yardımcısı olsun.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık