Uzm.Dr.Haldun ARSLAN

Sevmek sağlıktır


Uzm.Dr.Haldun ARSLAN
19 Şubat 2018 Pazartesi 11:19

Haftamız özel bir günü içine alınca bize de düşen yazımızda sevmenin, pozitif düşünmenin hastalıklara katkısını anlatmak oldu.

Hekimlik yaptığım zamanlarda izlediklerim yaşama bağlı olup, olayların iyi taraflarını görenlerde ve hastalığı yenmeye yürekten inanan hastalarda en kötü anılan hastalıklardan en sıradan kabul edilene kadar hepsinde iyileşme sürecinin başarılı ve yüksek olduğudur.

Sevmek ilahi sistemin bize verdiği en kutsal duygu olup canlılığımızın doğal kaynağıdır.

SEVGİ HASTALIĞI YENER

Asistanlığım sırasında bulunduğum bölümde toplumda hepimizi adıyla ürküten kanser hastaları sayısı fazlaydı.

Hastalığına korkarak yaklaşanlar da uyguladığımız tedavinin yan etkisi ve etkisi daha fazla olmaktaydı.
Öyle hastalarımız vardı ki korkmayan, yaşama bağlı ve daha çok yapacak işi olduğunu düşünen kişilerde sanki hastalık ondan korkuyor gibi uzun seyirler göstermekteydi.

29 yıllık hekimlik yaşamımda takip ettiğim hastalar içinde tedavisine daha iyi yanıt verenler hep yaşamla güçlü bağları olanlar ve endişe duygusu az olanlar oldu.

Yaşamı, çevresini ve karşı cinsi sevebilen insan içindeki güzelliği yansıtırken vücudunda salgılanan hormonlar nedeniyle canı, diri, dinamik, zinde, sağlıklı ve güzellik dolu oluyor.

Yaşama pozitif bakarken özgüveni artıyor ve benliği güçleniyor.

Kısaca eskilerin söylediği gibi cemali güzelleşiyor ve çevresini aydınlatıyor.

EVLENMEK YASAKTI

Sevgililer Günü'nün tarihinde imparatorluğun genç erkeklere askerliği zorunlu kılması ve evliliği yasaklaması vardır. Evlenemeyen gençlere biraz da muhalif olan bir rahip gençlere yardımcı olarak, evlenmelerine destek olarak birlikte olmalarını sağlamıştır. Bu karşı çıkış rahibin canına mal olurken yıllar onun özel bir gün ile anılmasını sağlayarak ölümsüzleştirmiş ve çok özel bir günün doğmasına yol açmıştır.

Bugün sevginin, aşkın, mutluluğun ve huzurun ifadesi olmuştur.

İLKOKULDA BAŞLAMALI

uzurumuza etkisi olan sevgi için mücadele etmek ve bunları doğru yetişen bireyler olarak hazırlamak toplum olarak hepimizin görevi olmalıdır.

Güçlü toplumun temeli için eğitim yuvalarımızda daha ilköğretimden başlayarak tüm yıllar boyunca gerekirse dersler koyarak çocukluktan itibaren mutlu, huzurlu ve sağlıklı ailelerin oluşmasını sağlamalıyız. Aile eğitimlerine önem vermeli ve bu konuda farkındalık oluşturma çabasını eksik bırakmamalıyız.

Davranış psikolojisi için kıymetli hocalarımızdan destek almalıyız.

Okumuş olduğum Üstün Dökmen ve Doğan Cüceloğlu gibi psikologhocalarımızın her daim göreve hazır olduğuna inanıyorum.

Onların kitapları benim için kendime öz eleştiri yaptığım ve kendi çocuklarıma karşı dikkat etmem gereken noktaları görmemi sağlamıştır. Çok şükür aile olarak birbirimize saygımız ve sevgimiz yüksek ve bunu sağlayan en önemli unsurların başında okuduğumuz bu kitaplar yer alıyor.

Eşim ve ben çocuklarıma önce sevin ve mutlu olun diyoruz.

Para mutlaka gerekli ama öncelik kesinlikle olmamalı.

Son söz olarak gönlümden geçen toplum olarak güzel insan yetiştirmek için devletimizin kurumları eğitim yuvaları özel müfredatlar ile sürekli dersler anlatmalı ve toplum olarak birbirini seven insanlar oluşturulması istiyorum.

Sevgiyle.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık