Uzm.Dr.Haldun ARSLAN

Spor ve Sağlık Üzerine...


Uzm.Dr.Haldun ARSLAN
11 Şubat 2018 Pazar 22:57

Modern dünyada bizler öyle bir karmaşaya girmişiz ki bir yarışma ve zamanı kaçırma telaşı içimizi sarmış durumda. Modern çağın hastalığı olarak karşımıza çıkan yetiştirme telaşı ile kendimizi kaybedip bir kenarda dinlenmeden içimizde biriken negatif enerjinin oluşturduğu yorgunluklar, psikosomatik (ruhsal etkili hastalıklar ve organik hastalıklara dönüşmekte.
Bunu yaparken varoluşumuza zarar verecek sağlık problemlerinin korkusu içimizde birikiyor ve üstümüze hastalık paniğini yerleştiriyor.

Kimi basit kimi derece olarak daha güçlü ortaya çıkan hastalıklar bizim koşturma telaşımız içinde özellikle zayıf kaldığımız zamanlarda içimize sıkıntı olarak yerleşip bir süre sonra da kalıcı hastalığa dönüyor.

YAŞAM ENERJİSİ

O zaman ne yapmalıyız. Kimseye, 'kurduğun yaşam mücadelesini bırak, başka yaşantıya geç' diyemeyeceğimize göre o zaman neler önermeliyiz. Öncelikle benim aklıma gelen sağlıklı ve huzurlu hissettiğim anların hep spor ile dolu olduğu anlar da olduğunu söylemeliyim.

Tüm kaygıdan uzak huzur içinde yaptığım spor üzerimdeki negatif enerjiyi bir anda yok ediyor.

Günlük görevlerimiz bitince kalan boş zamanlarımızda bize en kolay gelen spor etkinliğiyle yapacağımız sporun nasıl bizi dinç tuttuğunu, sorunlarımızdan uzaklaştırdığını ve nasıl yaşama zinde ve sağlıklı başlayacağımızı herkesin bildiğini düşünüyorum. Ayrıca sosyal yaşantımız için de renk gelmekte ve yeni insanlar, yeni çevrelerle birlikte kendimizde yaşam enerjisinin artmış olduğunu söyleyebilirim.

Bilim insanı olarak spora bakışım ne olmalı? Benim iç hastalıkları uzmanı olarak aldığım eğitim ve yıllarca sporun içinde biriken tecrübelerimle de tüm hastalıkların tedavisinde spor- egzersizin ilk sırayı almakta olduğunu gördüm.

Bugün inceleyip gördüğüm her hastalık için tedavi protokolünde başlangıçta hep ilaçtan önce ilk yapılması gerekenin beslenme uzmanının planladığı diyet yemeği dışında hekimin hastalığa uygun önerdiği sporu yapmanın çok önemli olduğudur.

Hangi hastalığı konuşursak konuşalım bu değişmez bir kural olarak kitaplarda ve başarılı olmuş örnekleriyle karşımızda durmaktadır.

Şeker hastalığı- hipertansiyon gibi birçok hastalıkta hastalığın şiddetine göre hekimin önerisi ile planlanacak olan spor, hastalıkları yenmek için bize önemli katkı sağlar.
Diyabet hastalığında yapılan kan şekeri ölçümleri spor yapan hastalarda yüzde 10 düşmekte ve hastalığı yeni başlamak üzere olanlarda hastalığı daha sonra ortaya çıkmasını sağlamaktadır.

SIKINTI VE DÜŞÜNCE

Yine spor yapan bireylerde günlük yaşamında biriktirdiği sıkıntı ve düşünceler akla gelmemekte ve sıkıntıdan hiç olmazsa uzaklaşılmakta. Bu da bana bir Japon atasözünü hatırlatıyor, 'sinirlenmeden önce bir nefes al' yani nefes alırsan ya da dinlenirsen adrenalin azalır ve sinirlenmeden huzura erersin diyor.

İşte spor da içimizde biriken tüm kötü enerjiyi silip almaktadır. İçimizdeki kaygı ertelenirken hiç olmazsa bu konuda düşünüp yeni çözümler bulmak için zaman kazanmak ve doğruyu bulmamızı sağlayacaktır.Özetle, üzerimizde hastalık yoksa istediğimiz ve sevdiğimiz bir spor dalı ile uğraşmak gerekliyken üzerine hastalık gelmiş kişilerinde doktoruna danışarak kendilerine zarar gelmeyecek spor alanları ile uğraşması en doğru olanıdır. İnşallah yaşamımız boyunca son nefesimizi verinceye kadar spor yapabilecek bir egzersizi rabbim bizden esirgemesin. Bizler, aldığımız bu nefesin kıymetini hiç unutmayalım.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık