Erol KAYA

Yaratılış…


Erol KAYA
23 Şubat 2017 Perşembe 21:57

Yaratılış esnasında kusurlu değil eksiğiz. Ve bu eksiklik tamamlanacak, Allah’ın vaadi Yerine gelecektir. Neyle tamamlanacağını ise biz seçiyoruz. Tesbihen ister Zümrütten, ister altından, ister kerpiçten, ister tezekten bir beden. Ne olacağımıza biz Karar veriyoruz. Allah sadece olun diyor. Ve bu seçenekleri yaratılan başka hiçbir Varlığa vermedi. Kıymetimizi bilmemiz ve bize bu değeri verene şükretmemiz Gerekmez mi? 

İmtihan mı acaba? Ya da imtihansa nasıl bir imtihan? Sınanmaysa nasıl bir sınanma? Denenmeyse nasıl bir denenme? Sorulardan korkmamak gerek. Hatta üzerine Üzerine gitmek gerek. Sizce bu reddedici haykırışta hiç mi haklı taraf yok? Bence var. Ama haklı tarafının olması değil, düşünme eksikliğinin çok olması, hak ettiği biçimde Kainatın okunmaması, Kuran’ın da aynı biçimde anlamak istenmemesidir burada Mesele olan. Sorgulamak günah mı? Soru sormak günah olsaydı melekler sorar Mıydı? İlmi Allah verir elbet ama en başta da isteme eksiği var burada. Hadi bunun Üzerine düşünelim. Böyle sorulardan hiç korkmadan ama Allah’tan ilim dileyerek Düşünelim. Reddetmeye odaklanan kalpler böyle sorularda sarsılır. Biz Sarsılmayalım, karşısına dikilip kıyam edelim şu sorgulara. Bakalım ne cevap Bulacağız?

Hem biz kendimizi deniyoruz, hem de deneniyoruz ve doğru biçimi bulmaya Çabalıyoruz ve de çabalandırılıyoruz. O yüzden küçük hatalarımızın düzeltileceğine, Kusurlarımızın örtüleceğine dair söz alıyoruz ol diyenimizden. Çıkıntı yapan buz Parçaları meşin eldivenle boynumuzdan kazınacak ve şekil verilecek bize. Böyle Yarım yamalak bırakılmayacağız.

Tefekkürümüzdür. Hatalarımız varsa her şeyin en doğrusunu bilen Allah’a sığınır ve Düzeltmesi için ondan yardım dileriz.

Selam ve dua ile..


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık